Yapay zekâ teknolojilerinin eğitimde kullanım alanı genişlerken, öğrencilerin ders çalışma ve soru çözme yöntemleri de değişiyor. Abdullah Cevdet Yeşil, yapay zekânın eğitim süreçlerindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak teknolojinin sunduğu imkânların yanı sıra öğretmen desteğinin önemine dikkat çekti.
Yapay zekânın ders ve test kitaplarındaki soruların çözümünde başarılı sonuçlar verebildiğini belirten Yeşil, teknolojinin doğru kullanılması halinde eğitime katkı sağlayabileceğini ifade etti. Ancak öğrencilerin yalnızca dijital araçlara yönelmemesi gerektiğini belirten Yeşil, öğretmenlerle birebir çalışmanın eğitim sürecinde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Yeşil'in değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer konu ise ailelerin sorumluluğu oldu. Çocukların tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının yalnızca süre açısından değil, içerik bakımından da takip edilmesi gerektiğini belirten Yeşil, ailelerin çocuklarının dijital dünyadaki faaliyetlerinden haberdar olması gerektiğini söyledi.
YAPAY ZEKÂ SORU ÇÖZÜMÜNDE ÖNE ÇIKIYOR
Yapay zekânın eğitimde en fazla dikkat çeken kullanım alanlarından biri soru çözümü oldu. Yeşil, yapay zekâ sistemlerinin ders ve test kitaplarında bulunan soruların çözümünde başarılı olabildiğini belirtti.
Bu imkânın öğrenciler açısından yararlı olabileceğini ifade eden Yeşil, teknolojinin eğitimde destekleyici bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Yapay zekânın sağladığı kolaylıkların öğretmenle kurulan doğrudan iletişimin önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.
Öğrencilerin öğretmenleriyle birebir soru çözmeye devam etmesinin önemli olduğunu belirten Yeşil, ders çalışma sürecinde teknoloji kullanılırken öğretmen desteğinin korunması gerektiğini dile getirdi.
BİREBİR ÖĞRETMEN DESTEĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Yeşil'in açıklamalarında birebir öğretmen desteği önemli bir yer tuttu. Yapay zekânın sorulara çözüm üretebilmesine rağmen öğrencinin öğretmeniyle doğrudan çalışmasının sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Teknolojinin sunduğu olanaklarla geleneksel eğitim yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Yeşil, öğrencilerin soru çözümünde öğretmenleriyle iletişim halinde olmasının önemini vurguladı.
Tablet ve telefon üzerinden gerçekleştirilen çalışmaları da değerlendiren Yeşil, bu yöntemlerin öğrenciler üzerinde her zaman beklenen düzeyde etkili olmadığı yönündeki görüşünü paylaştı.
TEKNOLOJİ DOĞRU KULLANILDIĞINDA DESTEK SAĞLIYOR
Teknolojinin eğitim açısından tamamen olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yeşil, doğru amaçlarla kullanılması halinde dijital araçların öğrencilere fayda sağlayabileceğini söyledi.
Ancak çocukların ve gençlerin dijital cihazları farklı amaçlarla da kullanabildiğine dikkat çekti. Bu nedenle ailelerin yalnızca çocuklarının ekran başında ne kadar zaman geçirdiğine değil, bu süre içerisinde ne yaptığına da odaklanması gerektiğini belirtti.
Tablet, telefon ve bilgisayarların eğitim amacıyla kullanılıp kullanılmadığının aileler tarafından takip edilmesinin önem taşıdığını ifade eden Yeşil, dijital alışkanlıkların yakından izlenmesi çağrısında bulundu.
DİJİTAL OYUNLARDAKİ KARAKTERLERE KARŞI UYARDI
Yeşil'in dikkat çektiği başlıklardan biri de dijital oyunlar oldu. Çocukların oyunlarda karşılaştıkları karakterleri kendilerine örnek alabildiğini belirten Yeşil, bazı çocukların bu karakterlerin davranışlarını günlük yaşamlarında uygulamaya çalışabildiğini ifade etti.
Bu noktada ailelere önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Yeşil, anne ve babaların çocuklarının hangi oyunları oynadığını ve dijital ortamda hangi içeriklerle karşılaştığını bilmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların dijital dünyadaki alışkanlıklarının kontrolsüz bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Yeşil, ailelerin çocuklarının kullandığı cihazlara ve içeriklere daha fazla ilgi göstermesi gerektiğini dile getirdi.
EĞİTİMDE SORUMLULUK YALNIZCA ÖĞRETMENDE DEĞİL
Yeşil, çocukların eğitim sürecindeki bütün sorumluluğun öğretmenlere yüklenmemesi gerektiğini de ifade etti. Okul veya kurs merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin yanında ailelerin de eğitim sürecine aktif şekilde katılması gerektiğini belirtti.
Velilerin çocuklarının tablet ve bilgisayarlarda neler yaptığını, derslerini nasıl çalıştığını ve zamanlarını kimlerle geçirdiğini takip etmeleri gerektiğini söyleyen Yeşil, ailelerin kendi sorumluluklarını yerine getirmesinin öncelikli olduğunu kaydetti.
Eğitim sürecinin okul veya kursla sınırlı olmadığını ortaya koyan değerlendirmelerinde Yeşil, çocukların günlük alışkanlıklarına ailelerin de ilgi göstermesi gerektiğini vurguladı.
AİLELERE ÇOCUKLARINIZI DİNLEYİN ÇAĞRISI
Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkilerine karşı aile içi iletişimin önemini vurgulayan Yeşil, anne ve babalara çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmeleri yönünde çağrıda bulundu.
Çocukların yalnızca dijital faaliyetlerinin kontrol edilmesinin yeterli olmadığını belirten Yeşil, onları dinlemenin ve günlük yaşamlarına daha fazla katılmanın da önemli olduğunu ifade etti.
Ailelerin çocuklarının teknoloji kullanımını anlamaya çalışması gerektiğini dile getiren Yeşil, tablet, telefon ve bilgisayar kullanımının takibiyle birlikte düzenli aile içi iletişimin sürdürülmesini önerdi.
Yeşil'in değerlendirmelerinde yapay zekânın eğitimde sunduğu imkânların doğru kullanılması, öğrencilerin öğretmenleriyle birebir çalışmayı sürdürmesi ve ailelerin çocuklarının dijital yaşamını yakından takip etmesi öne çıkan başlıklar oldu.