Maraş halkının işgal kuvvetlerine karşı verdiği mücadele, yalnızca silahlı birliklerin çatışmalarından oluşmadı. Kadınlar da cephede, mahallelerde ve evlerde üstlendikleri görevlerle savunmanın sürdürülmesine önemli katkı sağladı.
20 Ocak 1920’de başlayan Maraş Savunması, Fransız birliklerinin 11 Şubat’ı 12 Şubat’a bağlayan gece şehirden çekilmesiyle sonuçlandı. Yaklaşık üç hafta süren mücadelede kadınlar yaralıların bakımını yaptı, yemek hazırladı, cephane taşıdı ve gerektiğinde silahlı direnişe katıldı.
Bu kadınların önemli bir bölümünün adı tarihî kayıtlara geçmezken, Senem Ayşe cesareti ve fedakârlığıyla Maraş Savunması’nın simge isimlerinden biri oldu.
Kadınlar Savunmanın Her Aşamasında Görev Aldı
Maraş’ta sokak çatışmalarının sürdüğü günlerde mahalleler arasındaki bağlantının korunması büyük önem taşıyordu. Kadınlar, savunma hatlarında mücadele eden kişilere yiyecek, su ve mühimmat ulaştırdı.
Evlerin bir bölümü yaralıların tedavi edildiği geçici alanlara dönüştürüldü. Kadınlar yaraları sardı, direnişçilerin ihtiyaçlarını karşıladı ve mahalleler arasında haber taşıdı. Ekmek üretimi ile su temini gibi günlük ihtiyaçların karşılanması da büyük ölçüde kadınların sorumluluğunda kaldı.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesinin tarihî anlatımında kadınların yemek hazırlamak, yaralıları tedavi etmek ve doğrudan mücadeleye katılmak gibi görevler üstlendiği belirtiliyor. Bu katkılar, şehir savunmasının yalnızca cephede değil, hayatın her alanında yürütüldüğünü gösteriyor.
Senem Ayşe Eşinin Silahıyla Direnişe Katıldı
Kümbet Mahallesi’nde yaşadığı aktarılan Senem Ayşe, savunmanın ilk günlerinde direnişçilere yemek hazırladı ve yaralıların tedavisine yardımcı oldu. Eşi Ramazan ise mahalle sakinlerini ve aile fertlerini bir araya getirerek işgal kuvvetlerine karşı mücadele etti.
Tarihî anlatımlara göre Ramazan’ın çatışmada hayatını kaybetmesinin ardından Senem Ayşe, eşinin silahını ve fişekliğini alarak mücadeleye katıldı. Daha sonra Kılıç Ali’nin karargâhına giderek silah ve cephane talep ettiği aktarıldı.
Senem Ayşe’nin bu tavrı, Maraşlı kadınların yalnızca cephe gerisinde değil, doğrudan silahlı mücadelede de yer aldığını ortaya koyan önemli örneklerden biri oldu. Şehrin kurtuluşuna kadar mücadelesini sürdürdüğü belirtilen Senem Ayşe, kent hafızasında kadın direnişinin sembolü hâline geldi.
Evinin Ateşe Verilmesi Fedakârlığın Simgesi Oldu
Senem Ayşe’ye ilişkin bazı tarihî ve yerel anlatımlarda, işgal kuvvetlerinin ilerleyişini engellemek amacıyla kendi evini ateşe verdiği ifade ediliyor. Savaşın ardından yanan evini yeniden onardığı ve oğlu Ökkeş ile burada yaşamını sürdürdüğü de aktarılan bilgiler arasında yer alıyor.
Bu anlatım, Senem Ayşe’nin vatan savunmasını kişisel varlığının önünde tuttuğunun göstergesi olarak nesilden nesile aktarılıyor. Ancak olayın ayrıntıları bütün tarihî kaynaklarda aynı kapsamda yer almadığı için, bu bilgi yerel tarih anlatımlarına dayanan bir rivayet olarak değerlendiriliyor.
İsimsiz Kadınlar Mahalleleri Ayakta Tuttu
Maraş Savunması’na katılan kadınların büyük bir kısmının isimleri kayıt altına alınmadı. Çocuklarını korurken cepheye erzak hazırlayan, evlerini yaralıların bakımına açan ve çatışma bölgelerine mühimmat taşıyan kadınlar, direnişin devamlılığını sağladı.
Kadınların üstlendiği görevler, savunma birliklerinin mücadele gücünü artırdı. Yiyecek, su, sağlık ve haberleşme desteği olmadan cephedeki direnişin uzun süre devam etmesi mümkün değildi.
Bu nedenle Maraş Savunması, yalnızca belirli kişilerin değil, şehir halkının tamamının katıldığı toplumsal bir mücadele olarak tarihe geçti. Kadınların cesareti, mahalle dayanışmasının güçlenmesinde ve halkın moralinin korunmasında belirleyici rol oynadı.
Kadın Kahramanların Mirası Yaşatılıyor
Senem Ayşe ve isimleri bilinmeyen çok sayıda Maraşlı kadının mücadelesi, şehrin kurtuluş tarihinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Düzenlenen anma programları, sergiler ve kültürel çalışmalarla kadınların savunmadaki rolü yeni kuşaklara aktarılıyor.
Tarihî kayıtların çoğunlukla erkek direnişçilerin isimlerine odaklanması, kadınların katkılarının uzun yıllar geri planda kalmasına yol açtı. Son dönemde yapılan çalışmalar ise kadınların cephede ve cephe gerisindeki görevlerinin daha görünür hâle gelmesini sağlıyor.
Senem Ayşe’nin mücadelesi, Maraş Savunması’nda cesaret, dayanışma ve fedakârlığın en güçlü örneklerinden biri olarak kent hafızasında yaşamayı sürdürüyor.