Yargıtay, trafikte sürücülere yönelik ısrarlı selektör kullanımına ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karara göre, diğer sürücü üzerinde baskı oluşturacak şekilde sürekli selektör yapılması ve bu davranışın taciz boyutuna ulaşması halinde, eylem yalnızca trafik ihlali olarak değil, ceza hukuku kapsamında da değerlendirilebilecek.
Uzmanlar, kararın trafikte agresif sürüş davranışlarının önlenmesi açısından önemli bir adım olduğunu belirtiyor.
"Kişilerin Huzur ve Sükûnunu Bozma" Suçu Kapsamına Girebilir
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre, sürekli selektör yaparak öndeki sürücüyü psikolojik baskı altına almak ve huzurunu bozmak, olayın özelliklerine göre Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde düzenlenen "kişilerin huzur ve sükûnunu bozma" suçu kapsamında değerlendirilebiliyor.
Bu kapsamda açılacak davalarda mahkemenin suçun oluştuğuna karar vermesi halinde sanıklar hakkında 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası uygulanabiliyor.
Sadece Trafik Cezasıyla Sınırlı Kalmayacak
Karar, özellikle yakın takip yaparak sürekli selektör kullanan ve diğer sürücüyü yol vermeye zorlayan kişiler için önemli sonuçlar doğuruyor.
Uzmanlara göre bu tür davranışlar yalnızca idari para cezası kapsamında değerlendirilmeyecek; mağdurun şikâyeti üzerine adli soruşturma da başlatılabilecek.
Selektörün Amacı Güvenli Uyarıdır
Trafik uzmanları, selektörün yalnızca gerekli durumlarda ve güvenlik amacıyla kullanılması gereken bir uyarı sistemi olduğuna dikkat çekiyor.
Sürekli ve kasıtlı şekilde yapılan selektör kullanımının sürücünün dikkatini dağıtabileceği, görüşünü olumsuz etkileyebileceği ve trafik güvenliğini riske atabileceği belirtiliyor.
Kazaya Neden Olursa Sorumluluk Ağırlaşabilir
Hukukçular, ısrarlı selektör nedeniyle meydana gelebilecek trafik kazalarında sorumluluğun olayın şartlarına göre daha ağır değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Taciz niteliğindeki davranışın kazaya neden olduğunun tespit edilmesi halinde, olayın sonucuna göre taksirle yaralama veya taksirle ölüme neden olma gibi daha ağır suçlamalar da gündeme gelebiliyor.
Yetkililer, sürücülere trafikte sabırlı olmaları, takip mesafesine uymaları ve diğer sürücüler üzerinde baskı oluşturacak davranışlardan kaçınmaları çağrısında bulunuyor.
Not: Yargıtay'ın kararı, her selektör kullanımının suç olduğu anlamına gelmiyor. Cezai sorumluluk, olayın koşulları, eylemin sürekliliği, kast unsuru ve mağdur üzerinde oluşturduğu etki gibi hususlar değerlendirilerek belirleniyor.