MHP Kahramanmaraş Milletvekili Doç. Dr. Zuhal Karakoç, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakoç, zirvenin yalnızca diplomatik bir toplantı olmadığını, NATO'nun savunma yaklaşımında yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini ifade etti.
Karakoç, zirvede savunma sanayii üretim kapasitesinin artırılması, müttefikler arasındaki savunma ticaretinin geliştirilmesi, hava ve füze savunmasının güçlendirilmesi ile yapay zekâ, insansız sistemler, uzay ve istihbarat alanlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığını söyledi.
Savunma Sanayiine İlişkin Açıklamalarda Bulundu
Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını belirten Karakoç, insansız hava araçları, mühimmat sistemleri, kara ve deniz platformları ile elektronik harp teknolojilerindeki gelişmelerin NATO açısından da stratejik değer taşıdığını ifade etti.
Türkiye'nin çok uluslu savunma projelerinde daha fazla yer almasının, NATO tedarik zincirine entegrasyonunun güçlendirilmesinin ve savunma ihracatındaki siyasi engellerin kaldırılmasının önemine dikkat çekti.
CAATSA ve F-35 Sürecine Dikkat Çekti
Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Karakoç, S-400 hava savunma sistemi nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarının müttefiklik anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Karakoç, Ankara Zirvesi'nin CAATSA yaptırımları, F-35 programı, KAAN savaş uçağının motor ihtiyacı ve savunma sanayiindeki ortak projelerin yeniden değerlendirilmesi açısından önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti. Türkiye'nin milli savunma politikaları ve egemenlik haklarından taviz vermemesi gerektiğini söyledi.
Avrupa ile İlişkiler ve Stratejik Özerklik Vurgusu
Karakoç, Avrupa Birliği ile yürütülen temasların Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize kolaylığı ve Avrupa savunma mekanizmalarına katılım açısından yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisinde karar alma süreçlerinde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini dile getiren Karakoç, NATO üyeliği sürerken çok yönlü dış politika anlayışının korunmasının önemine vurgu yaptı.
Stratejik özerklik kavramına dikkat çeken Karakoç, Türkiye'nin milli karar alma kapasitesini koruyarak hiçbir ülkeye tek taraflı bağımlı hale gelmemesi gerektiğini belirtti.
Müzakere Sürecinin Devam Edeceğini Belirtti
Açıklamasının sonunda NATO Ankara Zirvesi'nin Türkiye açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade eden Karakoç, CAATSA yaptırımları, F-35 programı, Avrupa savunma mekanizmalarına katılım ve teknoloji transferi gibi başlıklarda görüşmelerin süreceğini söyledi.
Karakoç, Türkiye açısından asıl başarının zirvede ortaya çıkan fırsatların milli kapasiteye dönüştürülmesiyle ölçüleceğini kaydetti.