6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin dağlık alanlarda yol açtığı etkiler bilimsel araştırmayla ortaya konuldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yürütülen çalışma kapsamında deprem bölgesindeki binlerce heyelan ayrıntılı biçimde haritalandırıldı.
Yaklaşık 80 bin kilometrekarelik alanı kapsayan araştırmada, depremler öncesinde ve sonrasında elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntüler karşılaştırıldı. Çalışma sonucunda deprem dizisinin tetiklediği 20 bin 270 heyelan belirlendi.
Depremler Sonrası 20 Bin 270 Heyelan Belirlendi
Araştırmacılar, Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında veya hemen sonrasında oluştuğu tespit edilen toplam 20 bin 270 heyelanı dijital ortama aktardı.
Bunun yanında deprem öncesinde bölgede bulunduğu belirlenen 4 bin 495 yamaç duraysızlığı da ayrı bir veri seti içerisinde kayıt altına alındı.
Heyelan alanları yalnızca konumlarıyla değil, hareketten etkilenen yüzeylerin tamamını kapsayacak biçimde haritalandı. Böylece bölgedeki jeomorfolojik değişimin boyutlarının daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılması hedeflendi.
Heyelanlar Hareket Türlerine Göre Sınıflandırıldı
Çalışmada tespit edilen yamaç hareketleri kendi özelliklerine göre farklı kategorilere ayrıldı.
Kaya düşmesi, çığ, kayma, akma, yanal yayılma ve karma hareket olarak sınıflandırılan oluşumlarda, hareket eden malzemenin yapısı da incelendi.
Toprak, kaya, moloz veya kaya-moloz karışımından meydana gelen hareketlerin özellikleri oluşturulan veri tabanına işlendi. Bu yöntemle gelecekte yapılacak deprem ve heyelan araştırmaları için kapsamlı bir bilimsel kaynak hazırlandı.
29 Binden Fazla Hava Fotoğrafı İncelendi
Araştırmada 29 binden fazla yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafından yararlanıldı.
Deprem öncesi ve sonrasındaki optik uydu görüntüleri, arazi gözlemleri ve saha doğrulamaları birlikte değerlendirilerek heyelanların sınırları belirlendi.
Özellikle Harita Genel Müdürlüğünün depremlerin ardından çektiği yaklaşık 30 santimetre çözünürlüğündeki hava fotoğrafları, çalışmanın önemli veri kaynaklarından birini oluşturdu.
Deprem öncesindeki yamaç hareketleri ise sayısal yükseklik modellerinden üretilen arazi görüntülerinin incelenmesiyle tespit edildi.
Deprem Kaynaklı Hareketler Diğer Heyelanlardan Ayrıldı
Farklı tarihlere ait görüntülerin karşılaştırılması sayesinde deprem nedeniyle oluşan heyelanlar ile daha sonraki dönemlerde yağış veya başka doğal etkenlerle meydana gelen hareketlerin birbirinden ayrılması sağlandı.
Bu yöntem, hazırlanan envanterin yalnızca Kahramanmaraş merkezli deprem dizisiyle bağlantılı yamaç hareketlerini içermesine olanak tanıdı.
Araştırmacılar böylece depremlerin yalnızca kentlerdeki yapılar üzerinde değil, dağlık ve kırsal alanların yüzey şekilleri üzerinde de geniş çaplı değişikliklere neden olduğunu ortaya koydu.
Bilimsel Çalışma Uluslararası Dergide Yayımlandı
Prof. Dr. Tolga Görüm’ün danışmanlığında hazırlanan araştırmanın ilk yazarlığını doktora öğrencisi Abdüssamet Yılmaz üstlendi.
Çalışmada Hakan Tanyaş, Furkan Karabacak ve Mehmet Lütfi Süzen de araştırmacı olarak yer aldı.
“2023 Kahramanmaraş Depremlerinin Tetiklediği Heyelanların Kapsamlı Envanteri” başlığını taşıyan çalışma, Nature bünyesindeki Scientific Data dergisinde yayımlandı.
Hazırlanan açık veri setinin, deprem kaynaklı heyelan tehlikesinin analiz edilmesi, risk modellerinin geliştirilmesi ve gelecekte meydana gelebilecek benzer afetlere yönelik bilimsel çalışmalar açısından önemli bir kaynak oluşturması bekleniyor.