Türk arabesk müziğinin hafızalara kazınan isimlerinden Bergen, ölümünün 37. yıl dönümünde sevenleri tarafından unutulmadı. Asıl adı Belgin Sarılmışer olan sanatçının Mersin’deki kabri, 14 Ağustos 2026'da Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen hayranlarının ziyaret noktası oldu.
Mersin Akbelen Mezarlığı'nda bir araya gelen Bergen hayranları, sanatçının mezarına çiçek bıraktı ve dualar okudu. Anmaya Türkiye'nin farklı kentlerinin yanı sıra Almanya'dan gelen sevenlerinin de katıldığı belirtildi.
Bergen'in şarkıları ve yaşam öyküsünün aradan geçen 37 yıla rağmen geniş kitleler tarafından hatırlanması, mezar başındaki anmada da kendisini gösterdi.
BERGEN'İN MEZARI BAŞINDA DUALAR OKUNDU
Bergen'in Mersin Akbelen Mezarlığı'ndaki kabri, ölüm yıl dönümünde çok sayıda hayranını ağırladı. Ziyaretçiler sanatçının mezarına çiçekler bırakarak dua etti.
Bergen'i yıllardır unutmadıklarını belirten sevenleri, sanatçının eserlerinin farklı kuşaklara ulaşmaya devam ettiğini ifade etti. Anmaya farklı şehirlerden katılım olması da sanatçının yıllar sonra bile geniş bir dinleyici kitlesine sahip olduğunu ortaya koydu.
Mezar başındaki anmada duygusal anlar yaşandı. Bergen'in hayatına ve müzik kariyerine ilişkin hatıralar paylaşılırken, sanatçının sevilen eserleri de yeniden hatırlandı.
ARABESK MÜZİĞİN UNUTULMAYAN SESİ
Bergen, özellikle 1980'li yıllarda arabesk ve fantezi müziğin öne çıkan kadın sanatçıları arasında yer aldı. Güçlü yorumu ve kendine özgü sesiyle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçının “Acıların Kadını” albümü kariyerinin önemli çalışmalarından biri oldu.
Bergen'in müzik yaşamı yalnızca döneminin dinleyicileriyle sınırlı kalmadı. Sanatçının eserleri ölümünden yıllar sonra da dinlenmeye devam etti. Hayatının sinemaya aktarılması ise Bergen'in yaşam öyküsünün ve müziğinin yeni kuşaklar tarafından yeniden keşfedilmesini sağladı.
“Sen Affetsen Ben Affetmem”, “Benim İçin Üzülme”, “İstemiyorum” ve “Acıların Kadını” gibi eserler, Bergen denildiğinde akla gelen çalışmalar arasında yer alıyor.
14 AĞUSTOS 1989'DA YAŞAMINI YİTİRDİ
Bergen, 14 Ağustos 1989'u 15 Ağustos'a bağlayan gece Adana'nın Pozantı ilçesinde boşandığı eşi Halis Serbest'in silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Yanında bulunan annesi de saldırıda yaralandı.
Sanatçının cenazesi daha sonra memleketi Mersin'de toprağa verildi. Bergen'in ölümü Türkiye'de büyük yankı uyandırırken, yaşadığı şiddet olayları da yıllar boyunca kamuoyunun gündeminde kaldı.
Bergen daha önce de ağır bir saldırının hedefi olmuştu. 1982 yılında gerçekleştirilen kezzaplı saldırı sonucu sağ gözünü kaybetti. Yaşadığı saldırıya rağmen müzik kariyerini sürdürdü ve yeniden sahnelere çıktı.
HAYRANLARI 37 YIL SONRA DA BERGEN'İ UNUTMADI
Aradan geçen 37 yıla rağmen Bergen'in Mersin'deki mezarı, sanatçının hayranlarının ziyaret ettiği yerlerden biri olmayı sürdürüyor. Ölüm yıl dönümünde gerçekleştirilen anma da bunun son örneklerinden biri oldu.
Anmaya katılan Bergen hayranı Emrah Aksu, sanatçıyı 1985 yılından bu yana takip ettiğini ve uzun yıllardır mezarını ziyaret ettiğini anlattı. Bergen'i yakından tanıma fırsatı bulduğunu belirten Aksu, sanatçının mütevazı ve yardımsever kişiliğine ilişkin hatıralarını paylaştı.
Türkiye'nin farklı noktalarından ve yurt dışından gelen hayranların mezar başında buluşması, Bergen'in müzik dünyasında bıraktığı etkinin devam ettiğini gösterdi.
BERGEN'İN ŞARKILARI YENİ KUŞAKLARA ULAŞIYOR
Bergen'in ölümünün üzerinden 37 yıl geçmesine rağmen şarkıları dijital platformlar, televizyon programları ve farklı müzik projeleri aracılığıyla dinleyiciyle buluşmayı sürdürüyor.
Sanatçının yaşam öyküsünün sinemaya aktarılması da Bergen'e yönelik ilgiyi yeniden artırdı. Böylece Bergen'i sahnede izleme imkânı bulamayan yeni kuşaklar, sanatçının eserleri ve yaşam hikâyesiyle tanıştı.
Bergen'in maruz kaldığı şiddet ve yaşamını yitirmesi ise kadına yönelik şiddetin Türkiye'deki hafızalara kazınan vakalarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
Ölümünün 37. yılında Mersin'deki mezarı başında buluşan sevenleri, Bergen'i çiçekler ve dualarla andı. Sanatçının şarkıları ve müzik dünyasında bıraktığı miras ise aradan geçen yıllara rağmen yaşamaya devam ediyor.