Küresel piyasalarda son günlerde yaşanan gelişmeler, altın yatırımcılarını şaşırtan bir tabloyu beraberinde getirdi. Ortadoğu’da ABD, İsrail ve İran ekseninde sekiz gündür devam eden gerilim, dünya piyasalarında dalgalanmaya yol açarken, geleneksel olarak kriz dönemlerinin güvenli limanı kabul edilen altın bu kez beklenen yönde hareket etmedi. Savaş haberleriyle yükselmesi beklenen değerli metal, haftayı düşüşle tamamladı.
Piyasalarda uzun süredir devam eden yükseliş serisini bozan altın fiyatları, yatırımcıların dikkatini yeniden küresel ekonomik dengelere çevirdi. Özellikle ons altındaki ani geri çekilme, yatırımcıların “güvenli liman” algısının kısa vadede değişebileceğini gösteren önemli bir sinyal olarak yorumlandı.
Çatışma Sonrası İlk Tepki Kısa Sürdü
Ortadoğu’daki çatışmaların ilk gününde piyasalarda klasik refleks devreye girdi. Ons altın hızla yükselerek 5.419 dolar seviyesine kadar çıktı. Ancak bu yükseliş uzun ömürlü olmadı. Piyasalarda bir gün sonra başlayan satış dalgası, altının 5 bin dolar psikolojik sınırının altına gerilemesine neden oldu.
Hafta sonuna doğru kısmi bir toparlanma yaşansa da altın fiyatları kayıplarını telafi edemedi. Ons altın haftayı 5.163 dolar seviyesinde kapatarak yüzde 2,1 oranında değer kaybı yaşadı. Böylece yaklaşık beş haftadır devam eden yükseliş trendi de sona ermiş oldu.
Türkiye Piyasasında Fiyat Makası Açıldı
Küresel piyasadaki bu gerileme Türkiye’deki altın fiyatlarına da yansıdı. Haftanın kapanışında spot piyasada gram altın 7.301 lira seviyelerine kadar geriledi. Ancak fiziki altın piyasasında tablo farklı bir seyir izledi.
Kapalıçarşı’da fiziki talebin artmasıyla gram altın 7.551 liradan işlem gördü. Böylece ekran fiyatı ile kuyumcu satış fiyatı arasındaki fark yaklaşık 250 liraya kadar yükseldi. Uzmanlar, bu farkın fiziki altına olan talebin artmasından kaynaklandığını belirtti.
Altın Neden Beklenen Tepkiyi Vermedi?
Uzmanlara göre altının savaş ortamında düşüş yaşamasının arkasında üç temel faktör bulunuyor. İlk olarak, piyasaların bölgedeki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşeceğini önceden fiyatlaması dikkat çekiyor. Çatışmalar başladığında ise yatırımcıların odağı savaşın kendisinden çok, olası ateşkes ihtimaline kaydı.
İkinci önemli neden ise doların güçlenmesi oldu. Kriz dönemlerinde güvenli liman olarak görülen dolar endeksindeki sert yükseliş, yatırımcıların önemli bölümünü altın yerine dolara yönlendirdi.
Üçüncü faktör ise faiz beklentilerindeki değişim olarak öne çıktı. Küresel enflasyon riskinin yeniden artabileceği endişesi, merkez bankalarının faiz indirim planlarını ertelemesine yol açtı. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın mart ayındaki toplantısında faizleri sabit tutacağı beklentisinin güçlenmesi, altın fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Küresel piyasalarda yaşanan bu gelişmeler, yatırımcıların kısa vadeli hareketlerden ziyade merkez bankalarının politikalarını ve doların seyrini daha yakından takip etmeye başladığını ortaya koydu. Altın fiyatlarının önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler kadar para politikalarından da güçlü şekilde etkilenmesi bekleniyor.
Kaynak : Haber Merkezi